26 Eylül 2010 Pazar

Et yememek için ne çok sebep var!


Hazır et ürünlerinde salmonella ve listeria bakterilerinin tespit edilmesi, bugün de haberlerde piyasaya sürülen at etleri bunlar sadece bildiklerimiz...


http://www.ntvmsnbc.com/id/25132742/#storyContinued

Bu haberi okuduktan sonra neye inanacağınıza karar vermek, et tüketip tüketmemek size kalmış.

19 Eylül 2010 Pazar

Beni mutlu eden lezzetler...

Beni mutlu eden lezzetler dediğimde ilk aklınıza gelen çikolataydı değil mi, itiraf edin.
Çikolata değil, bol kremalı karamelli bir kahve hiç değil. Şimdi gözlerinizi kapatıp doyasıya yediğiniz ve yedikten sonra da hiç ama hiç pişman olmadığınız bir yer düşünün.
Yok mu?
Artık var! "ben bir Bonfile Salata alayım içinde bonfile olmasın" dememe, Cihangir'i sokak sokak gezip Buğday Çimi Suyu satan bir yer aramama gerek kalmadı. Evde olmadığım zamanlarda da sağlıklı olduğunu bildiğim, lezzetli yiyecekler yiyebileceğim bir yer var. Üstelik evime de çok yakın.

Nereden mi bahsediyorum?
"Ben evde yapamam çok zor" ya da "nereden bulucaz bu Buğday Çimi'ni" diyen arkadaşlarımın da imdadına yetişen Max Green'den.
Burada, Buğday Çimi Suyunu ister sek olarak, ister meyve suyu ile birlikte içebiliyorsunuz. Buğday Çimi dışında bizim daha önce hiç tatmadığımız güzellikte meyve ve sebze suyu karışımları var. Biz millet olarak en çok taze sıkılmış portakal suyunu biliriz. Bazılarımız havuç ve elma ile mix içecekler yaparlar. Ama bunlar çok başka tatma fırsatınız olursa ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Ağız tadınıza göre seçtiğiniz içeceğinizin dışında, salatalar, çorbalar çok lezzetli ve acayip doyurucu Panini'leri de var. (Benim favorim Vegi Panini)

Sağlıklı beslenmek istiyorum ama damak tadı da benim için çok önemli diyorsanız ; Max Green'e bir uğrayın derim.

Max Green - Etiler Akmerkez Food Court

22 Şubat 2010 Pazartesi

Pazartesi birşeylere başlanır!


Sağlıklı, genç, güzel ve aktif kalmak için her gün:

- 2,5lt. Alkali Su (PH 7,5-8,5)
- 500ml. Lifli Meyve Suyu
- 500ml. Lifli Koyu Yeşil Sebze Suyu
- 60ml. Buğday Çimi Suyu
- 1/2 Olgun Avokado tüketin.

15 gün boyunca deneyin ve kendinizdeki inanılmaz değişimi hissedip yaşayın. Ve bu bilgiyi etrafınızla paylaşın.*

*www.bmeal.com'dan yaptığım bir alıntı.


Nasıl besleniyorsanız beslenin hayatınıza yapacağınız küçük değişikliklerle yaşamınızdaki büyük değişimi hissedin. Ben dün gece yaşadığım şikayetlerden sonra bugün yeniden dikkat etmeye başladım. Bu sefer daha iradeli olmalıyım. Çünkü vücudum bunu istiyor.



Midem ağladı!

Birkaç haftadır. Belki de saçmasapan mazeretlerim yüzünden, Raw beslenmeyi düzenli olarak yapamadım. Yok işten geç çıktım, yok Cumartesi çalıştım düzenim bozuldu derken.
Arada sırada Raw olmayan hatta sağlıksız sayılabilecek şeyler yedim. Ama dün öyle abartmış olmalıyım ki vücudum resmen sinyal verdi. Yeter artık diye bağırdı da diyebilirim. Gece yarısı midemin ağlaması ile uyandım. Ağlaması diyorum çünkü çok gerip bir duyguydu. Ağrı, bulantı, gaz, rahatsızlık, sıkışıklık, acı hepsi tüm bunların hepsini birden hissettim. Sabah uyandığımda ise geceden kalmış gibi acayip derecede midem bulanıyordu.

Tüm bunların sebebi aslında çok güzel ve keyifli geçen bir Pazar günüydü biliyorum. Evdeki düzeni kendi kendime bozduğumdan evden hiçbir şey yemeden çıktım. Sonra Caddebostan Café Nero'da normal beslenen bir insana göre normal sayılabilecek bir kahvaltı ettim.
Çay ve dereotlu poğaça arkasından Americano ve yetmezmiş gibi espresso. Evet çok okudum, dalgalara bakıp kitap okumak çok keyifli olduğundan kahvenin yaptığı çarpıntıyı çok fazla hissetmedim. Sonra Bağdat Caddesine geçtik. Ben salata ve taze meyve suyu tercih edebilirdim ama kardeşimin ağzından çıkan "Mantı" lafına vuruldum.

Yenilen mantılar ve akşam yediğim çikolatalardan sonra sanırım. Vücudum biraz ne oluyo ya! dedi. Bu kadar aydan sonra küçük bir şok geçirerek, Raw hiçbir şeyi bünyesine almamayı kabul etmedi.

Gece çektiğim ağrı ve sıkıntı eşliğinde Emre'ye "yarın sağlıklı hayatıma dönüyorum" diyerek pek de kaliteli olmayan bir uykuya daldım.


Pişmanım:P
RAW gerçekten IBS'ime iyi geliyor. Kesinlikle sağlık açısından daha iyi hissediyorum. Bunu kendi üzerimde kanıtladım, sanırım.


9 Şubat 2010 Salı

Artık erkeğin de RAW Vegan'ı makbul!

hi... thank you for answering me.
i am raw more than 1 year and i love turkish fruits and nuts so much i am happy here but i want to find a boy for serious relationship who is also raw in turkey...
have you got any friends who are also raw?

1 Şubat 2010 Pazartesi

Zayıflamak ya da zayıflamak işte bütün mesele bu!



Beni tanıyan bilir... Öyle aşırı kilolu biri değilim.Balık eti denilen insanlardanım...

Ama son zamanlarda kendimi bildim bileli diyet yapıyormuş hissine kapıldım.

Sadece ben olsam iyi çevremdeki tüm kadınlar bir diyet çılgınlığı içerisinde. İsveç, Glisemik İndeks, Bikini, Detoks, Kalp Vakfı, Mayo Kliniği, Atkins, Kan grubu, diyet çeşitleri saymakla bitmiyor.

3 günde 5 kilo, yok Sibel Can ne kadar zayıfladı, yok bilmem kim, sıfır bedenmiş...

Hangi manken ne yiyor?

Onu yersen ne olur, bunu yersen ne olur?

İnsanda ağız tadı bırakmadılar...

Üstüne üstlük son günlerde internet üzerinden hızla yayılan ve sosyetenin de çok rağbet ettiğini duyduğum bir ilaç çıkmış.

Herşeyde olduğu gibi bunda da kolaya kaçıyoruz. Üzerinde ne yazdığını bile bilemediğimiz, sözüm ona bitkisel haplardan yut zayıfla...

Keşke herşey bu kadar kolay olsa. Ne yalan söyleyeyim ilk önceleri bana da fena fikir gibi gelmemişti ama. Sonra aklıma çok önceleri seyrettiğim bir film ve o filmde hayatının zayıflama uğruna ne hale geldiğini gözyaşları içinde izlediğim kadın karakter geldi. Neyse ki hafızam iyi de o ne olduğunu bilmediğim şeylerden ağzıma sürmedim. (Filmin adı “Requiem for a Dream” türkçesi “Rüya için Ağıt” bir yerlerden edinip mutlaka seyredin.)

Geçmişten çağırdığım anımsamalarım üzerine birde televizyonda Sn.Dr. Osman Müftüoğlu bu ilaçlardan beni görüyormuşcasına söz etmesin mi... Bu tarz bitkisel olduğu söylenen ilaçlar, beyinde kalıcı hasarlara, çeşitli organlarda ciddi tahribatlara yol açtığı gibi kanser olma riskini de yüzde yüz artırıyor, ağızda kuruluk, kalp atışlarında hızlanma yaratıp, tokluk hissi sağlayıp, ileride çok büyük tehlikelere davetiye çıkarıyormuş.

Tamam ben bu güne kadar sağlıklı beslenme ve diyetler hakkında onlarca şey okuyan bir insan olarak nasıl beslenmem gerektiğini fazlası ile biliyorum. Sadece uygulama konusunda çok başarılı olduğum söylenemez. Ama birçok kişi sağlıklı beslenme ve diyet konularında oldukça bilinçsiz...

Bense en azından yakın çevremi bu konuda uyarmış olmanın gönül rahatlığı içinde, kendi kendime de telkinler yapıp, bana bak kızım, sağlığınla oynama adam gibi beslen, sporunu yap derken bu sabah da gazetedeki bir haberle irkildim.

“Kilolular, zayıflardan daha az maaş alıyor - AVRUPA çapında yapılan bir araştırmada, şişmanların zayıflardan daha az maaş aldığı ortaya çıktı. İngiliz Times gazetesinin haberine göre "Vücut Kitle Endeksi"nde görülen her yüzde 10'luk artışın erkeklerde yüzde 3.27, kadınlarda ise yüzde 1.86'lık gelir kaybına neden olduğu belirtildi.”

Yok artık, daha neler! Neyse ki henüz ülkemizde böyle bir durum yok. Birde bunu ortaya salarsa o zaman görün halimizi... Bir deri bir kemik olma çabasıyla, ne kadar verimli işler çıkarırız onu da bu haberi çıkaran araştırmacıları bulup sorarız artık!

25.01.2007

Fotoğraf: Phillip Toledano www.art-dept.com

28 Ocak 2010 Perşembe

"Yemekteyiz" e katılıcam!

Yemekteyiz yarışma programına katılıcam. Hem de Raw tariflerle...
Diğer yarışmacılar en azından sağlıklı beslenerek insanları aşağılamanın zevkine varsın.