22 Şubat 2010 Pazartesi

Midem ağladı!

Birkaç haftadır. Belki de saçmasapan mazeretlerim yüzünden, Raw beslenmeyi düzenli olarak yapamadım. Yok işten geç çıktım, yok Cumartesi çalıştım düzenim bozuldu derken.
Arada sırada Raw olmayan hatta sağlıksız sayılabilecek şeyler yedim. Ama dün öyle abartmış olmalıyım ki vücudum resmen sinyal verdi. Yeter artık diye bağırdı da diyebilirim. Gece yarısı midemin ağlaması ile uyandım. Ağlaması diyorum çünkü çok gerip bir duyguydu. Ağrı, bulantı, gaz, rahatsızlık, sıkışıklık, acı hepsi tüm bunların hepsini birden hissettim. Sabah uyandığımda ise geceden kalmış gibi acayip derecede midem bulanıyordu.

Tüm bunların sebebi aslında çok güzel ve keyifli geçen bir Pazar günüydü biliyorum. Evdeki düzeni kendi kendime bozduğumdan evden hiçbir şey yemeden çıktım. Sonra Caddebostan Café Nero'da normal beslenen bir insana göre normal sayılabilecek bir kahvaltı ettim.
Çay ve dereotlu poğaça arkasından Americano ve yetmezmiş gibi espresso. Evet çok okudum, dalgalara bakıp kitap okumak çok keyifli olduğundan kahvenin yaptığı çarpıntıyı çok fazla hissetmedim. Sonra Bağdat Caddesine geçtik. Ben salata ve taze meyve suyu tercih edebilirdim ama kardeşimin ağzından çıkan "Mantı" lafına vuruldum.

Yenilen mantılar ve akşam yediğim çikolatalardan sonra sanırım. Vücudum biraz ne oluyo ya! dedi. Bu kadar aydan sonra küçük bir şok geçirerek, Raw hiçbir şeyi bünyesine almamayı kabul etmedi.

Gece çektiğim ağrı ve sıkıntı eşliğinde Emre'ye "yarın sağlıklı hayatıma dönüyorum" diyerek pek de kaliteli olmayan bir uykuya daldım.


Pişmanım:P
RAW gerçekten IBS'ime iyi geliyor. Kesinlikle sağlık açısından daha iyi hissediyorum. Bunu kendi üzerimde kanıtladım, sanırım.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder