
Beni tanıyan bilir... Öyle aşırı kilolu biri değilim.Balık eti denilen insanlardanım...
Ama son zamanlarda kendimi bildim bileli diyet yapıyormuş hissine kapıldım.
Sadece ben olsam iyi çevremdeki tüm kadınlar bir diyet çılgınlığı içerisinde. İsveç, Glisemik İndeks, Bikini, Detoks, Kalp Vakfı, Mayo Kliniği, Atkins, Kan grubu, diyet çeşitleri saymakla bitmiyor.
3 günde 5 kilo, yok Sibel Can ne kadar zayıfladı, yok bilmem kim, sıfır bedenmiş...
Hangi manken ne yiyor?
Onu yersen ne olur, bunu yersen ne olur?
İnsanda ağız tadı bırakmadılar...
Üstüne üstlük son günlerde internet üzerinden hızla yayılan ve sosyetenin de çok rağbet ettiğini duyduğum bir ilaç çıkmış.
Herşeyde olduğu gibi bunda da kolaya kaçıyoruz. Üzerinde ne yazdığını bile bilemediğimiz, sözüm ona bitkisel haplardan yut zayıfla...
Keşke herşey bu kadar kolay olsa. Ne yalan söyleyeyim ilk önceleri bana da fena fikir gibi gelmemişti ama. Sonra aklıma çok önceleri seyrettiğim bir film ve o filmde hayatının zayıflama uğruna ne hale geldiğini gözyaşları içinde izlediğim kadın karakter geldi. Neyse ki hafızam iyi de o ne olduğunu bilmediğim şeylerden ağzıma sürmedim. (Filmin adı “Requiem for a Dream” türkçesi “Rüya için Ağıt” bir yerlerden edinip mutlaka seyredin.)
Geçmişten çağırdığım anımsamalarım üzerine birde televizyonda Sn.Dr. Osman Müftüoğlu bu ilaçlardan beni görüyormuşcasına söz etmesin mi... Bu tarz bitkisel olduğu söylenen ilaçlar, beyinde kalıcı hasarlara, çeşitli organlarda ciddi tahribatlara yol açtığı gibi kanser olma riskini de yüzde yüz artırıyor, ağızda kuruluk, kalp atışlarında hızlanma yaratıp, tokluk hissi sağlayıp, ileride çok büyük tehlikelere davetiye çıkarıyormuş.
Tamam ben bu güne kadar sağlıklı beslenme ve diyetler hakkında onlarca şey okuyan bir insan olarak nasıl beslenmem gerektiğini fazlası ile biliyorum. Sadece uygulama konusunda çok başarılı olduğum söylenemez. Ama birçok kişi sağlıklı beslenme ve diyet konularında oldukça bilinçsiz...
Bense en azından yakın çevremi bu konuda uyarmış olmanın gönül rahatlığı içinde, kendi kendime de telkinler yapıp, bana bak kızım, sağlığınla oynama adam gibi beslen, sporunu yap derken bu sabah da gazetedeki bir haberle irkildim.
“Kilolular, zayıflardan daha az maaş alıyor - AVRUPA çapında yapılan bir araştırmada, şişmanların zayıflardan daha az maaş aldığı ortaya çıktı. İngiliz Times gazetesinin haberine göre "Vücut Kitle Endeksi"nde görülen her yüzde 10'luk artışın erkeklerde yüzde 3.27, kadınlarda ise yüzde 1.86'lık gelir kaybına neden olduğu belirtildi.”
Yok artık, daha neler! Neyse ki henüz ülkemizde böyle bir durum yok. Birde bunu ortaya salarsa o zaman görün halimizi... Bir deri bir kemik olma çabasıyla, ne kadar verimli işler çıkarırız onu da bu haberi çıkaran araştırmacıları bulup sorarız artık!
25.01.2007
Fotoğraf: Phillip Toledano www.art-dept.com

ülkemizde de zayıf kadınların daha yüksek maaş aldığına eminim. mutlaka çevrenizde güzel olduğu için hakketmediği yerlerde çalışan tanıdıklarınız vardır :)
YanıtlaSil